3D Yazıcı mı ? Ucuz iş Gücü mü ?

Virginia Üniversitesi öğrencilerinin, 3d yazıcı ile, turbofan motorunun da içerisinde bulunduğu tüm parçalarını üretip başarılı bir şekilde çalıştırdığı bir model  olması tesadüf mü? Elbette değil. 3d yazıcılarla tasarım yapan insanlar, gün geçtikçe daha başarılı prototipler ortaya çıkartıyor. Farklı sektörlerdeki firmalar da 3d yazıcıları bu tip araştırmalar sonucunda üretim birimlerine entegre etmeye başlayacaklar. Duyulduğunda kulağa basit gelen gelişmelerin bile, ileride bizi nereye götürebileceği, üretime neler katabileceği düşüncesi gelişime açık insanlar tarafından heyecanla bekleniyor. 

Son 20 yılda yapılan icatların, yazının bulunmasından bugüne kadarki icatlardan daha fazla olduğu göz önüne alınırsa, 3d yazıcıların aslında ne denli önemli olduğu daha da kazınıyor kafamıza. Diğer icatlarda olduğu gibi, “ilk 20 yıl sadece üst tabakanın kullanacak olması” durumu da pek yok. Zira satış bandı çoğu firmada ulaşılabilir seviyelere çekildi. Elbette her eve girmesi vakit alacaktır, ama ulaşılamayacak bir teknoloji olarak yaftalanmamalı. Fiyatlar orta direğin bile ulaşabileceği seviyelere geldi. Çoğu 3d yazıcı, otomobil fiyatlarının beşte birine alıcı bulabiliyor. Otomobilin hayata kattıkları elbette yadsınamaz lakin beşte bir fiyatına 3d yazıcı sahibi olup, hayallerinin izin verdiği sürece tasarlayıp kullanabilme imkanı veren aletlerin bu fiyat bandına inmesi de sevindirici bir gelişme. Diğer açıdan, sanayi harcamalarında her zaman dünyada ilk sıralarda yer alan Amerika Birleşik Devletleri başkanı Barrack Obama’nın, 3d yazıcıların yeni sanayi devrimi olduğunu belirtmesi ve bu aletlerin sanayide yoğunlaşmasına karar verdiklerini deklare etmesi de gerçekten bir devrimle karşı karşıya olduğumuzun göstergesi. 




Tabii bu gelişmelerin üretim yapan fabrikalara etkisini 3d yazıcılar daha da yaygınlaşıp, bir üretim faktörü olduktan sonra göreceğiz. Fakat bazı ekonomistler, 3d yazıcıların özellikle Çin ve Hindistan gibi büyük markaların üretimlerini ucuza mal ettikleri ülkelerde “ucuz işçi” sayısını düşüreceği, bir noktadan sonra ise büyük markaların bu tip ülkelere fabrika kurmaktan vaz geçeceği yönünde bir fikir içerisindeler. Her devrimde olduğu gibi, 3d yazıcı devrimi de, getirdiği sosyal değişimlerle anılacak. Bunun doğurduğu toplumsal olayların bile olabileceği düşünülmekte. İş gücüne olan ihtiyaç, sanayi devriminden sonra bile hatrı sayılır derecede düşmüşken, 3d yazıcıların dünyayı nereye sürükleyeceği de konuşulanlar arasında. Bu tip ülkelerde ucuza çalışan insanların, bu tip işlerde çalışma gereksinimi duymamasını sağlayacak iş imkanları ortaya çıkarabilir. Yani iş gücüne olan ihtiyacı azaltıp, fikir gücüne olan ihtiyacı arttırabilir. Hepsi teoride olan bu varsayımların akıbetini, elbette ileride tecrübe edeceğiz.
   

   

3D Yazıcılar Sağlık Alanında Çığır Açacak

Sağlık alanındaki gelişmeler  her zaman heyecan verici ve geleceği şekillendiren buluşlar olmuşlardır. Aşılar, ilaçlar, serumlar, protezler, ameliyat gereçleri… Hepsinin ortak amacı insanların başına bela olan hastalıklara son verip,  hayatı daha da yaşanır hale getirmek ve uzun yaşamın sırlarını aramak. İnsan hayatındaki bu gelşimler ve icat edilen buluşlar, ortalama ömrü arttırdığı gibi, yaşam kaltesini de arttırdı. 3d yazıcılar da bu gelişmelerin son halkasında yer alıyor. 
 

Binlerce yıl boyunca, insan vücudu belirli bir süre sonra çalışamaz hale gelen organları yüzünden iflas etti. Ne zaman ki organ naklinin gerçekleşmesini sağlayan teknolojik gelişmeler ortaya çıktı, cerrahi operasyonlar sayesinde  insanların ömürleri uzadı. Kalp, böbrek, karaciğer ve hatta ülkemizde de son zamanlarda artan yüz nakilleri. Bu operasyonların da en sorun çıkaran evresi kendi dokunuza uygun dönor bulmak. 3d yazıcılar organ nakillerinin de belirli bir dönore ihtiyaç duymaksızın gerçekleştirmemizi sağlayacak. Kök hücre sayesinde, kendi dokumuzdan, 3d yazıcıyla oluşturulan organlar işlevini kaybetmiş organlarımızla ile değiştirilebilinecek. Bu da 3d yazıcının tıp alanında devrim olarak nitelendirilmesini sağlayan en büyük etken. Bir örnek vermek gerekirse üretim malzemesi olarak insan dokusu kullanan bilimadamları canlı ve duyma yeteneğine sahip bir kulak dahi yapmayı başardılar.
. 



Bir grup Amerikan bilim adamı, kemiğe benzer özellikler taşıyan seramik tozu üzerinde 4 sene çalışıp, kemiğe benzeyen bir maddeyi ortaya çıkardılar. Daha dayanıklı olması için silis ve çinko oksit eklenilen, kalsiyum fosfattan oluşan seramik tozuna, plastik birleştirici malzemeler ekleyip kemiğe çok benzeyen bir madde oluşturdular. 1250 derecede iki saat boyunca fırınlanan bu madde, hasarlı kemiğe ekleniyor ve çevresinde yeni kemik hücrelerinin oluşması bekleniyor. Tavşan ve fareler üzerinde denenen bu yöntem, hasarlı kemiğin çevresinde yeni kemik hücrelerinin oluşmasını sağladı. Canlı kemik hücreleri oluştuktan sonra bu madde, kendi kendine çözülüp yok oluyor ve hasarlı kemik, yeni üretilen kemik hücre ve dokuları ile tamamen kullanılır hale geliyor. Buna ek olarak, kafatası implantı üretmek için de kullanılıyor 3d yazıcılar. Abd’de bir hastanın hasar görmüş kafatasının %75’lik kısmı, 3d yazıcı ile üretilen plastik implant ile değiştirilmiş. İçerisindeki minik oyuklara eklenen polyetherketone de tıpkı farelerde denenen yöntem gibi, çevresinde yeni kemik dokularının oluşumunu sağlıyor. Bu plastik-polimer maddenin taranması ve implantın üretilmesi iki haftaya yakın sürebilmekte.

Bu tip gelişmeler, 3d yazıcıların nedenli önemli olduğunu bir kez daha kanıtlamakta. Sağlık alanında da kullanılabilen bir buluş olması, 3d yazıcının sadece keyfi nedenlerle kullanılacağı öngörüsünü de yıkıp, bir çok alanda kullanılan bu teknolojiyi kullanarak, gelecekte nasıl yaşayabileceğimizle alakalı fikir sahibi olmamızı sağlıyor.